• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/vizyonhavadis.kilis
  • https://www.twitter.com/@vizyonhavadis79
vizyon
YAĞIŞ MİKTARI
37.6 cm
Reklam
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam188
Toplam Ziyaret782545

Geylani AKAN

EŞİNİN DÜNYASINI MUTSUZ AHİRETİNİ CEHENNEM EDENLER

 

Bir insanın dünyada en yakını anne-babasıdır.

Evlatları evlendikten sonra bu iki değer evlerin sevilmeyen, hor görülen insanları haline geliyor.

Rahmetli babam bir gelin arabasının gittiğini gördüğünde şöyle derdi: "Gece hocasını götürüyorlar. "

Tabi  tüm gelinleri kast etmiyoruz, fakat büyük bir çoğunluk kocasına kaynanasını ve kayınpederini kötülemeyi ahlak haline getirmiş.

Eşlerinden etkilenip annesine babasına asi olan ne kadar insana şahit olduk!

Yine babasına tekme atanların yıllar sonra oğullarından tokat yediklerini gördük.

Eşini seven ve bir ömrü aynı yastıkta geçiren bir kadının kocasının dünyasının mutsuz, ahiretinin cehennem olmasına nasıl sebep olur inanın anlamakta zorluk çekiyorum!

"Cennet anaların ayakları altındadır" diyen bir Peygamberin ümmeti nasıl olur da eşini anasına veya babasına hor baktırır?

Sabaha kadar ağlayan çocuğunu susturmak için elinden gelen herşeyi yapan anneler, kaynanasının çocuğu olan kocasına nasıl olur da anasını kötüler şaşılacak şey değil mi?

Söz buraya gelmiş yaşadığım bir olaydan kısa bir bölümü buraya nakletmek istiyorum:

Bir sünnet  cemiyetine konuşmacı olarak gidiyordum. Yaşlı bir kadına hakaret eden birisini gördüm, dayanamadım müdahale ettim teyzeye: "Kim bu yoksa oğlun mu?" dedim.

Gözünden akan yaşlarla evet dercesine başını salladı. O anda vallahi yüreğim yandı. Oğluna birkaç kelam ettim ama anasına hakaret eden beni dinler mi?

Biraz sonra cemiyetin olduğu salona gittim mikrofonu verdikleri zaman  bizi dinleyenlere:

"Ben cemiyetlerde ve düğünlerde neşeli şeyler anlatmayı tercih ediyorum, fakat sizlere bugün bir hikaye anlatacağım;

Yiğit bir insan ormanda silahla vurulmuş,

hastaneye götürülürken 'su su su' diye feryat etmiş fakat su vermemişler; çünkü su verseler kanı sıvılaşıp kan kaybından ölecekmiş. 3 saat sonra hastaneye varmışlar ama yine kan kaybından vefat etmiş.

Ölen bu delikanlının annesi oğlunun ölümünde sonra uzun yıllar yaşamış. Bir gün hastalanmış, hastaneye götürmüşler. Muayene eden doktor;

 'Ya teyze sen ne yapmışsın, senin vücudun susuzluktan kurumuş, ne zamandan beri sen su içimiyorsun? ' demiş Teyzenin cevabına bakın; 'yavrum su diyerek öldüğü günden bugüne hiç su içmedim' deyince orada bulunanlar hıçkırıklarla ağlamış.

İşte ana yüreği...

Helal olan su nimetini kendine haram etmiş. "

Aradan bir hafta geçmişti. Bursa Ulu caminin yanında  bir genç elime sarıldı, bana teşekkür etti.

"Siz kimsiniz?" dedim. "Hocam geçen gün sizin anlattığınız hikayeden etkilendim. Tam 6 yıldır annem ile konuşmuyordum. Markete gittim, poşetleri doldurdum, annemin kapısına gittim. Zile basınca annem kapıyı açtı ve beni görünce ağlamaya başladı, yavrum diyerek feryat etti bana sarıldı.

"Tam 12 bayramdır yollarını bekledim durdum, nasıl oldu da geldin?"

Sizin anlattığınız hikayeyi anlattım, etkilendiğimi söyledim.

"Lütfen git o hocayı ara bul, benim selamımı söyle, susmasın konuşsun, kim bilir benim gibi evlat yolu bekleyen nice analar vardır?"

Allah (cc) anne-baba, evlat ve eş imtihanımızı kolay kılsın!